inherit
-f. [from] -e (-den) miras kalmak, -e (-den) kalmak, (bir şeyin) mirasçısı/vârisi olmak
derive
-f. [from] 1. -den sağlamak, -den elde etmek, -den almak: He derives his income from his investments. Gelirini yatırımlarından sağlıyor. He derives pleasure from music. Müzikten zevk alıyor. 2. -den türemek; -den türetmek: Many English words derive from Latin. Çoğu İngilizce sözcük Latinceden türemiştir. Gasoline is derived from petroleum. Benzin petrolden türetilir.
run into
-(arabayi) -e çarptirmak; (araba) -e çarpmak; -e rastlamak, ile karsilasmak; (miktar, vb.) -e ulasmak, -i bulmak
controversial
-s. tartışmalı, çekişmeli.
-s. tutkulu, ihtiraslı, hırslı, ateşli
-f. ilgilendirmek, kaygılandırmak, endişelendirmek; etkilemek; ait olmak, ilişkisi olmak, karışmak-i. ilgi, alâka, şirket, umur, kuruluş, irtibat, bağlantı, pay, endişe, tasa, iş, merak, şey
-f. rastlamak, tesadüfen bulmak
-f. parası yetmek, gücü yetmek; bulabilmek; zaman ayırabilmek
-i. alay, gösteri, geçit töreni, defile, geçit, gösteriş-f. geçit töreni yapmak, teftiş için toplanmak, gösteriş yapmak, hava atmak için dolaşmak
recipe
wheat
passionate
concern
concerned
-ilgili, endişeli, kaygılı
concerning
-(bir kimse/şey) hakkında, (birisi/bir şey) ile ilgili olarak ==about, regarding
-f. çıkarmak, ihraç, yayınlamak, bildirmek, dağıtmak, ihraç etmek, piyasaya çıkarmak, çıkmak, akmak, yayınlanmak, sonuçlanmak
-i. çıkarma, yayınlama, piyasaya sürme, basım, sayı, konu, mesele, sorun, sonuç, nesil, çocuklar, irin, iltihap, akıntı, çıkış, son, akıbet
-f. ayağı takılmak, sürçmek, tökezlemek, sendelemek, dili sürçmek, hata yapmak, yanılmak, günah işlemek, günaha girmek-i. hata, sendeleme, sürçme
stumble on-ilgili, endişeli, kaygılı
concerning
-(bir kimse/şey) hakkında, (birisi/bir şey) ile ilgili olarak ==about, regarding
issue
stumble
afford
parade
-i. 1. yemek tarifi. 2. formül, yöntem.
-i. buğday.
rye
-i. çavdar.
-i. arpa
barley
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder