| yaşam solup yok olacak görünüşe bakılırsa | Life it seems, will fade away |
| her gün sürükleniyorum daha uzaklara | Drifting further every day |
| kendi içimde kayboluyorum | Getting lost within myself |
| hiçbir şeyin önemi yok başka hiç kimsenin | Nothing matters no one else |
| yaşama isteğimi yitirdim | I have lost the will to live |
| kalmadı verecek başka hiçbir şeyim | Simply nothing more to give |
| kalmadı benim için başka bir şey | There is nothing more for me |
| beni kurtaracak sona ihtiyacım var | Need the end to set me free |
| | |
| işler eskisi gibi deil | Things are not what they used to be |
| içimdeki birini özlüyorum | Missing one inside of me |
| ölümcül bir kayıp, gerçek olamaz bu | Deathly lost, this cant be real |
| hissettiğim bu cehenneme katlanamıyorum | Cannot stand this hell I feel |
| boşluk dolduruyor beni | Emptiness is filling me |
| ızdırap noktasına dek | To the point of agony |
| büyüyen karanlık ele geçiriyor şafağı | Growing darkness taking dawn |
| ben kendimdim, ama şimdi o gitti.. | I was me, but now hes gone |
| | |
| kimse beni kurtaramaz benim dışımda, ama artık çok geç | No one but me can save myself, but its too late |
| şimdi düşünemiyorum, düşünemiyorum denemem için bir sebep bile | Now I cant think, think why I should even try |
| | |
| dün sanki hiç olmamış gibi | Yesterday seems as though it never existed |
| ölüm sıcak karşılıyor beni, yalnızca elveda diyeceğim şimdi | Death greets me warm, now I will just say good-bye |
13 Ekim 2007 Cumartesi
FadeToBlack
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder